Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

Prof. Dr. Mehmet Hasgüler

Kıbrıs ve Davos

28.01.2016 483 kez okundu.

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs ve Davos MAKALESİ

Kıbrıs meselesi Davos’a taşındı... Kıbrıs ve Türk-Yunan ilişkileri Davos’a merhum Özal’ın inisiyatifiyle tanışmıştı... Özal Papandreu’ya Kıbrıs konusu dahil olmak üzere Türk-Yunan ilişkilerinde yapıcı tutum izlenmesi konusunda bazı önerileri gündeme getirmişti... Elbette bu durum geçen yüzyıla aitti... Fikir jimnastiği yapmak bakımından son derece iyi önerilerdi... Hatta 1964’de İstanbul’da malını mülkünü bırakanlara dava açma ve geri alma yolunu açmıştı...

 

Robotlar çağı

Davos elbette küresel ekonomik aktörler yanında siyasi çevrelerin de ilgi gösterdiği son derece önemi bir platform... 2016 Davos zirvesinin temel gündemlerinin başına “Dördüncü Sanayi Devrimi” oturmuş durumda... Yani robotların küresel hayatı kapsaması... Robotlar ülkelerin güvenlik mimarisinde ve politikasında yeni bir evreye taşıyor dünyamızı... Bir tür küresel anlamda dijital ve fiziki sınırların kalkmasıyla oluşan yeni eğilimlerin ülkelere fizibilite maliyetleri masaya yatırılıyor... Özellikle akıllı teknolojilerin yaratacağı işsizlik sorunlarıyla dünyanın başı fena halde derde girecek gibi... Şimdiden milyonlarla ifade edilen işsizler ordusu ülkelerin başını ağrıtacağı kesindir... Yani yeni savaşlar “robotlarla” yapılacağından ordulara artık başka bir gözle mi bakılacak?

 

Göçle yayılan istikrarsızlık

Öte yandan ondan bile önemli ve acil bir gündem ise göç meselesi... Göçün sonucu olarak AB ülkeleri sınırlarında artık pasaport istenmeye başlanıyor ve Shengen meselesinin bile yıkılmakla karşı karşıya kaldığını ifade edenler oluyor... Göç ve ülkeleri saran istikrarsızlık sonrası ortaya çıkan terörizmle dünyanın başı fena halde derde girmiş durumda... Başlı başına “Dördüncü Sanayi Devrimi” diye sunulan küresel teknolojik yenilikler ile “Üçüncü Dünya Savaşı” aslında eş zamanlı olarak yaşanıyor... Şimdiden adını koymak istemeseler bile Orta Doğu’da bazı ülkelerin sınırları değişmiş, ülkelerin nerdeyse toplam nüfusları mülteci olmuş durumda… Bunları sadece Arap ülkelerinin iç meselesi olarak okumak ortaya çıkan sonuçları bakımından yeterli değildir… Öyle ki Türkiye tam da bu ateş çemberinin merkezindeki ülke... Türkiye başta Suriyeli mülteciler olmak üzere kendisini insanlık adına ciddi sorunlarla boğuşmakla karşı karşıya buldu… Bugünden yarına çözülmesi beklenmeyen Suriye, Irak mevzularının yarattığı istikrarsızlık, bir süre daha devam edeceğe benziyor... Bunlara yeni olayların eklenmesi kuvvetle muhtemeldir...

 

Davos’taki Kıbrıs: Sembolik el sıkışma

Davos 2016’nın gündeminde küresel ekonomik kriz ve bunun Çin ekonomisine etkileri, iklim değişikliklerinin etkileri, siber suçlar ve insan hakları gibi birçok temaya sahip... Bunların yanı sıra bu zirve Kıbrıs konusunda gerçekleştirilen zirveyle de anılıyor... Bu zirveden doğrusu pek bir şey çıkmasını beklemiyordum... Bir tür Davos’un ağır ve yüklü gündemine pozitif bir konu olarak Kıbrıs dahil edilmiş... Hiç de fena olmamış... Liderler, Davos’un arkasındaki o müthiş gücün atmosferini de yakalamış oldu... İki toplumun lideri, BM Genel Sekreteriyle bir araya geldi... Lakin bu tür zirveler küresel gündemin ikincil bir konusu olmaya başından aday özellikte kalıyor... Bu sebeple her ne kadar Kıbrıs ve Türkiye’den kamuoyu Davos’taki Kıbrıs zirvesine dikkat kesilmiş olsa da, ulusal medyada yer bulan hali objektif bir kanaat oluşturmaya yetmez. Bu zirvenin esas çıktılarına bakmak için uluslararası medyada nasıl ele alındığına bakmak gerekir. Nitekim en büyük haber ajansı Reuters, liderlerin Davos’ta bir araya gelmesini “sembolik bir el sıkışma” başlığıyla dünyaya duyurdu. İki liderin de devam eden müzakerelerin barışla sonuçlanmasına dair temennileri, ilk kez Davos’ta duyduğumuz sözler değil. Liderlerin ve özellikle Anastasidis’in bu tür zirvelerde olası olumlu bir gelişme karşısında “Ret cephesiyle” başı derde gireceğinden bundan kaçınması muhtemeldir... Öyle ki Kıbrıs ada içerisinde iki liderin baş başa ele alıp sonuçlandıracağı bir mesele gibidir... Fakat esas mesele kalıcı ve görünmez aktörlerin iki lidere çözüm konusunda vereceği destektir... Bunun için de Davos’a ihtiyaç yoktur... Bunu oturdukları yerden biraz kıpırdayarak ve garantör ülkelerin ortak zirvesi için ayaklanarak yapmaları çok daha akılcıdır...

Makeleyi Paylaş:

MAKALE YORUMLARI

    Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır....

MAKALEYE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.