23-10-2016 13:00

Fotiu: Türk işgalinin yarattığı sorunlar unutulmamalı

Fotiu: Türk işgalinin yarattığı sorunlar unutulmamalı
Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlığı İnsani Konular ve Dış Kıbrıslılar Komiseri Fotis Fotiu ile Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki 3’üncü üye Paul-Henri Arni’nin Politis gazetesine kayıplar konusunda röportaj verdiler.
Fotiu: Türk işgalinin yarattığı sorunlar unutulmamalı
Haberi Paylaş:

Politis gazetesi, Fotiu ile Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki 3’üncü üye Paul-Henri Arni’nin kayıplar konusundaki röportajını birer sayfa şeklinde yan yana yayımladı.

Habere göre, Fotiu, röportajında ailelere farklı kemik kalıntılarının verilmesiyle yanlışların yapıldığına dikkati çekerek özür diledi.

Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki 3’üncü üye Paul Henri-Arni ise röportajında kayıpların akıbetinin belirlenmesi için yapılan çalışmaların ayrıntılarından bahsetti.

Fotiu: Göçmenler, mahsurlar, kayıplar ve yaralılar unutulmamalı

Gazete Fotiu’nun, ilk kez, kayıplar konusunun siyasi boyutlarına değindiğini ayrıca devletin ilk yıllarda yapmış olduğu yanlışlar, ihmaller ve umursamazlıklardan söz ettiğini yazdı.

Habere göre Fotiu, yapılan yanlışlardan ve ihmallerden dolayı acıya maruz kalanlara yönelik olarak büyük bir özür borçlu olduklarını belirtti.

Fotiu, geçmiş hükümetlerin ne yaptığını veya ne yapmadığı konusundan bahsetmek istemediğini bununla birlikte 1974 yılından sonra ilk yıllarda,  Türk işgalinin yarattığı sorunların ve zorlukların, “göçmenler, mahsurlar, kayıplar ve yaralılar v.b”  unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Bazı kişilerin, kayıp yakınlarının, hiçbir zaman öğrenemediği tanıklıklardan söz ettiğinin hatırlatılması üzerine Fotiu, bazı tanıklık durumlarının olduğunu ancak bazı tanıklıkları şüphe altında bırakan durumların da olduğunu belirtti.

Kıbrıslı Rum kayıpların, “Türk ordusunun kontrolü altına geçen bölgelerde kaybolduğunun” unutulmaması gerektiğini savunan Fotiu, bu nedenle herhangi bir tanıklığın belgelenmesinin veya karşılaştırılması olanağının bulunmadığını söyledi.

Fotiu, buna bağlı olarak haklı olarak her ailenin, kendi yakının akıbeti için inandırıcı ve belgelenmiş kanıtlar istediğine dikkati çekerek, tanıklık bile olsa tahminlerle kararların alınmasının mümkün olmadığını belirtti.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin denetimi altındaki alanlarda gerçekleştirilen kazılardan, çok az sayıdaki aileye olsa bile   yanıtların verilebilmesi için gerekli siyasi ve insani kararları alındığı, 1999 yılında başlayan programdan da söz eden Fotiu, bu kararın, Türk tarafının reddi ve Kayıp Şahıslar Komitesi çerçevesinde hakim olan durağanlık nedeniyle alındığını söyledi. 

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin o dönemde, Güney’deki bazı bölgelerinde, 1974’ün zor günlerinde gömülen ve “meçhul” olarak de tek taraflı kazılar yapmaya karar verdiğini anımsatan Fotiu, o zor günlerde, yanlışların ve ihmallerin yapıldığını, bu hataların bedelini de maalesef, yakınlarını arayan ailelerin ödediğini belirtti.

İlk kazılar yapılmaya başladığı, “Ay.Konstantinu ve Eleni” mezarlığında yapılan düzensiz ve alışılmışın dışındaki kazılarda  birçok yanlışın ve ihmalin tespit edildiğini belirten Fotiu, 1979-81 yıllarında, “meçhul veya bilinen”  Yunanlıların gömüldüğüne dair göstergelerin bulunduğu alanda gerçekleştirilen, bilimsel olmayan kazılardan da bahsetti.

Fotiu, kazılarda tespit edilenlerin (Yunanlı) ailelerine teslim edildiğini, ancak programın süreci içerisinde ailelere yanlış kişilere ait kalıntıların verildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Fotiu açıklamasının devamında, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi sürecine ilişkin ayrıntılı bilgi verdi.

Güney Kıbrıs’ta geriye bir kazı çalışmasının kaldığını ifade eden Fotiu bunun, “Ay.Konstantiu ve Eleni” mezarlığında, 1964 yılında Türk savaş uçaklarının açtığı ateş sonucu batan “Faethon” gemisinde bulunan Yunanlılarla ilgili olduğunu belirtti.

Fotiu, Noratlas uçağı için yapılan kazı çalışmalarının ayrıntılarını da anlattı.

Paul Henry-Arni: Askeri alanlarda 3 kazı yapılabildi

Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki 3’üncü üye Paul-Henri Arni ise Politis gazetesine verdiği röportajda kayıpların akıbetinin belirlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalardan söz etti.

Gazete Arni’nin röportajına yer vermeden önce, Kıbrıs’ın kayıplarını aramaya başladığı- Aralık 1963’ten bu yana- nerdeyse 53 yılın tamamlandığına dikkati çekti.

Gazete 1963-64, 1967 ve 1974 yıllarının, geride 2 bin 1 kayıp bıraktığını yazarken Kayıp Şahıslar Komitesi’nin 1981 yılında kurulduğunu, ancak kayıplar listesini hazırlaması için ise 15 yılın gerektiğini anımsattı.

Habere göre, Kayıp Şahıslar Komitesi, 2006 yılında,  o dönemde, II. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi eski Başkanı Tasos Papadopulos’un direktifiyle kazı ve kimlik tespit etme çalışmalarına başladı.

Gazete Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki 3’üncü üye Paul-Henri Arni’nin, 2013 yılında görevine başladığını belirtti.

Habere göre Arni, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin aramaya başladığı 2 bin 1 kayıptan, yüzde 55’nin, bin 77’sinin bulunduğunu, yaklaşık 700 kişinin ise kimlik tespitinin yapıldığını söyledi.

Arni, on yıl içerisinde,  kayıpların yüzde 50’sinden fazlasının bulunduğunun ve de üçte birinden fazlasına kimlik tespiti yapıldığının hesaba katılması durumunda Kayıp Şahıslar Komitesi’nin bugüne kadar olan çalışmasının, yurt dışındaki benzer durumlara kıyasla, tatmin edici olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.

Arni, Komite’ye faaliyete geçmesi için gerekli direktifi verme konusunda, her iki toplum liderindeki irade eksikliğinin, kayıplara ait kalıntıların bulunamaması sonucunu doğurduğunu, 1990’lı yıllarda sadece bilgilerin ve ailelerden DNA örneklerinin toplandığını belirtti.

Arni ayrıca silahlı çatışmalar sırasında öldürenlerden bazılarının hiçbir yere gömülmeksizin Beşparmak Dağları yamaçlarında güneş altına serildiğini bunun da genetik serisinde korkunç bozulmalara neden olduğunu açıkladı.

Arşivler konusundan da bahseden Arni, görevi süresince Kayıp Şahıslar Komitesi’nin ilk kez, 1963-74 yılları boyunca Kıbrıs’taki trajik olaylarda rol oynayanların- RMMO, Rum polisi, Türk ordusu, UNFICYP ve buna katılan 9 ülke, Kıbrıs Türk kuvvetleri de dahil olmak üzere- arşivlerine erişim elde ettiğini savundu.

Arni ayrıca arşivlere yönelik olarak iki tarafın, BM arabuluculuğuyla, bilgiler temelinde ve belgelere ilişkin araştırma yapılması ve izin alınması için gerekli faaliyetlerin yapılması anlaşmasına vardığını ve ilgili direktifi verdiğini, bu sürecin başlangıç aşamasında olduğunu Kasım ayı içerisinde, (Kayıp Şahıslar  Komitesi’ni halihazırda oluşturan kişilerden) her taraftan bir üyeyle oluşturulacak üç üyeli gruba başkanlık edecek BM uzmanın görevi üstlenmesinin beklendiğini de ifade etti.

İngiliz ordusuna ait arşivlerden de bahseden Arni, bunların erişilebilir olduğunu ve bilgilerin gelecek haftalarda toplanacağını söyledi.

Türk ordusu tarafından askeri bölgelerde kazı yapılmasına da ilk kez izin verildiğini söyleyen Arni, bu iznin verildiğini ancak bu izinlerin alınmasına ilişkin prosedürlerin ise oldukça zaman aldığını, bu nedenle Kayıp Şahıslar Komitesi’nin askeri alanlarda 3 kazı yapabildiğini ileri sürdü.

Arni 30 alan için otomatik olarak izin alındığını, Türk ordusunun birkaç ay sonra ise 5 alan için daha izin verdiğini anımsattı.

Haber Kaynağı: Kıbrıs Gazetesi

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

    Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.